• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Sürdürülebilir Mimari Tasarım Kriterlerinin Uygulama Yöntemleri
7/29/2011
Yrd.Doç.Dr. Umut TUĞLU KARSLI/Hızlı ekonomik kalkınma süreci ile iş potansiyelini...

Yrd.Doç.Dr. Umut TUĞLU KARSLI

info@yesilbina.com

Hızlı ekonomik kalkınma süreci ile artan iş potansiyelini karşılamak üzere köylerden kentlere göç eden nüfusun çalışma, barınma, ulaşım vb. ihtiyaçlarına hızlı biçimde cevap verebilme gerekliliği plansız ve alt yapısız kentleşmeyi beraberinde getirmiştir. Son yıllarda çeşitli afetlerle kendini hissettiren küresel ısınma, çevre kirliliği, enerji krizi ve biyoçeşitliliğin azalması gibi çevresel sorunların giderek büyük boyutlara ulaşması ekolojik yöntemlerin araştırılması ve uygulanmasının  yolunu açmıştır. Mimarlık alanındaki çözüm arayışları, diğer geçici mimarlık akımlarının tersine bir gereklilik olarak ortaya çıkan sürdürülebilir mimarlık kavramının konusunu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kavramsal boyutu ile birçok kez tanımlanan sürdürülebilir mimarlık kriterlerinin güncel yaşamda uygulama yöntemlerinin belirlenmesidir. Bu bağlamda ileri sürülen 6 sürdürülebilir mimari tasarım kriterinin uygulama yöntemleri, “Toprak Korunumu”, “Enerji Korunumu”, “Malzeme Korunumu”, “Su Korunumu”, “Atık Miktarının Azaltılması” ve “İnsan Sağlığı ve Konforu” başlıkları altında incelenmiştir.

Uygulama Yöntemleri

Toprak Korunumu:

 Sürdürülebilir mimarlık kriterlerinden ilki olan toprak korunumunda amaç, yapı alanının yakın çevresi ve ekosistemin korunumudur. Sürdürülebilir tasarımda yapı alanı seçimi, kaynak etkin toplu taşıma araçlarına yakınlık ve karma gelişim bölgesi içinde yer alma gibi kriterlere uygun olarak yapılmaktadır. Yapı ölçeğinde alınması gereken en önemli kararlar ise yapının yaşamı boyunca enerji yüklerini etkileyen yönlenim ve form kararlarıdır (1). Biyoklimatik tasarımda doğal çevre verilerine bağlı olarak pasif ısıtma-soğutma, doğal havalandırma ve aydınlatmadan yararlanmak özü oluşturur. Tasarım aşamasından sonra yapım aşamasında alınan önlemler ile mevcut doğal sisteme en az zarar verilerek inşaat sürecini gerçekleştirmek önem kazanır (2). Yapı alanının doğal zenginliklere sahip bir alan yerine eskiden de yapı alanı olarak kullanılmış olması tercih edilmektedir. Yapı inşaatı ile meydana gelebilecek değişimlerin yerleşim alanındaki mevcut düzende zarar verebileceği öğeler belirlenerek, bunların korunması ve desteklenmesi, mikroklimanın geliştirilmesi için peyzaj ve su öğelerinden yararlanılması, su sızdırmaz kaplamalı otopark alanlarının azaltılması ve çevreye saygılı inşaat yöntemlerinin uygulanması toprak korunumu önlemleridir (3).

Enerji Korunumu:

Enerji korunumunda iki ana prensip, az enerji tüketimi için tasarım ve enerji-etkin ekipman seçimidir. Yapılarda kullanılan gök bahçeleri, çatı ışıklıkları, akıllı camlar, ışık rafları gibi elemanları ve çok derin olmayan plan derinlikleri gibi tasarım önlemleri ile doğal aydınlatmanın artırılması, enerji verimi yüksek aydınlatma ekipmanları ve denetim sistemleri kullanımı aydınlatma için kullanılan enerji miktarını %40-45 oranında azaltabilmektedir. Aynı şekilde ısı kayıplarının önlenmesi, yüksek yalıtımlı cam sistemleri, ısı bölgelemesi, cephede güneş kırıcı eleman kullanımı gibi pasif enerji korunumu önlemleri ve ekonomizör döngüleri olan sistemlerin (serbest soğutma, değişken hava debili sistem, atık ısının tekrar kazanımı sistemi vb.) tercih edilmesi sayesinde ısıtma ve soğutma için harcanan enerjiden tasarruf edilebilmektedir. Havalandırma için kullanılan enerjinin azaltılmasında en önemli ilke, yapılarda açılabilir pencere ve çift cephe sistemi kullanımı ile doğal havalandırma sağlanmasıdır. Tercih edilebilecek bir diğer enerji-etkin sistem ise yer değişimi ile havalandırma (displacement ventilation) sistemidir (4). Günümüzde verimli kullanım yöntemleri halen araştırılan, yapıların tüm enerji ihtiyacını karşılayamasa da bir kısmı için kullanılabilecek olan yenilenebilir enerji kaynaklarının (güneş, rüzgar, jeotermal enerji) değerlendirilmesi sürdürülebilirlik kavramının uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Uygulama Yöntemleri

Malzeme Korunumu:

Malzeme korunumu kriterinin uygulama yöntemleri çerçevesinde, yapılarda kullanılan kaynak ve malzemelerin azaltılması amacıyla alınabilecek önlemler, “esnek tasarım” ve “çevreye saygılı malzeme seçimi” prensipleri altında toplanabilir. Yapının mekan ve donatım elemanlarının esnek, modüler, değişebilir ve büyüyebilir özellik taşıması malzeme korunumunun ilk adımıdır. Mobil elemanlar, modüler duvar, döşeme ve tavan sistemleri, hareketli bölücüler ve mobilya sistemlerinin kullanımı yapılara esneklik kazandırmaktadır. Aynı şekilde donatım elemanlarında kullanılacak malzemelerin uzun ömürlü, dayanıklı, fazla bakıma ihtiyaç duymayan, yerel kaynaklardan elde edilebilir, geri dönüşebilir ve yeniden kullanılabilir özellikte seçilmesi ile önemli miktarlarda malzeme korunabilmektedir (5).

Su Korunumu:

 Yapılarda su korunumu önlemleri, yağmur suyu ve yapıda üretilen gri suyun toplanarak yeniden kullanımının sağlanması ile su tasarrufu sağlayan sıhhi tesisat elemanlarının seçimi şeklinde özetlenebilir (6). Uygulamada örneğin, bir kullanımda 13,5 l. su tüketen standart rezervuarlar yerine, 6 l. su tüketen rezervuar seçimi,  saniyede 0,25-0,3 l. su akıtan tam debili bataryalar yerine aynı işlevi saniyede 0,03-0,16 l. su akıtarak gören düşük debili bataryaların kullanımı, manüel yerine sensörlü sıhhi tesisat elemanlarının tercih edilmesi ile büyük miktarlarda su tasarrufu sağlanabilmektedir (3).

Uygulama Yöntemleri

Atık Miktarının Azaltılması:

Yapılarda atık miktarının azaltılması, yapının tasarım ve işletim aşamalarında uygulanan atık yönetimi politikaları ile yakından ilişkilidir. Atık miktarının azaltılması kriterinin uygulama yöntemleri, yapım aşamasında yapı elemanlarının standart ölçülerde imal edilmesi ve doğal malzeme seçimi, kullanım aşamasında gri suyun değerlendirilmesi, atıklarının ayrıştırılması ve geri dönüşümünün sağlanması, yıkım aşamasında yapının yeniden işlevlendirilmesi veya yapı elemanları ve malzemelerinin değerlendirilmesi şeklinde özetlenebilir. Aynı şekilde yapıda doğal taş, çelik, alüminyum gibi geri dönüşebilir ya da pencere, kapı çerçeveleri, çelik kirişler gibi inşaat yıkım alanlarından kurtarılarak yeniden kullanılan yapı elemanları ve malzemelerinin seçimi de atık miktarının azaltılmasında önemli rol oynar (7).

İnsan Sağlığı ve Konforu:

İnsan yaşamının büyük bölümünü geçirdiği yapılarda sağlıklı ve konforlu bir ortam sağlanması sürdürülebilir tasarımın en önemli kriterlerindendir. Bu kriter, yapı kaynaklı rahatsızlıkların önlenmesi yanında ısısal, görsel ve işitsel konfor sağlanması önlemlerini kapsar. Bu çerçevede, iç mekan hava kalitesinin sağlanması için ortama çeşitli kirleticiler yayan yapı malzemesi kullanımından kaçınılması, iç mekanlara gerekli temiz havanın sağlanması ve CO2 sensörlü iç ortam hava kalitesi göstergelerinin yerleştirilmesi bu rahatsızlıkları azaltma önlemlerinden bazılarıdır (8). Aynı şekilde insanın kendini ısısal açıdan konforlu hissettiği 21 Co ve %50 bağıl nem oranına sahip bir mekanda bu koşulların devamlılığını sağlayacak ısı ve nem sensörleri kullanımı önerilmektedir. Kullanıcıların görsel konforunu sağlamak için ise, güneş kırıcı eleman kullanımı ile parlama etkisi azaltılmış doğal aydınlatma olanağı, düzgün yayınık genel aydınlatmaya ek olarak gerekli alanlarda bölgelik aydınlatma sağlanması ve dış ortam ile görsel bağ kurabilme imkanı yaratılması gerekmektedir. İşitsel konfor uygulama yöntemleri, dış cephe, katlar ve mekanlar arası ses yalıtım önlemlerinin alınması ve yankı olayına karşı toplam yutuculuğun artırılması vb. sayılabilir (9).

Uygulama Yöntemleri

Sonuç

Sürdürülebilir mimarlık kavramı, günümüzde yaşadığımız çevresel problemlere mimarlık ve yapı alanında çözümler geliştirmektedir. Kavramsal çerçevede ileri sürülen sürdürülebilir mimarlık kriterlerinin gündelik yaşamda uygulama metotlarının araştırılması, çözüm önerilerinin somutlaştırılması anlamını taşımaktadır. Araştırmada ileri sürülen sürdürülebilir mimarlık kriterlerinin uygulama metotları incelendiğinde, genellikle ilk maliyeti fazla olan sürdürülebilir teknolojilerin, zaman içinde enerji ve kaynak korunumu özellikleri ile ekonomik hale geldiği ve mimar ve yatırımcılar için ekolojik olduğu kadar ekonomik çözümler sunabildiği görülmektedir. Sürdürülebilirlik kavramı disiplinlerarası doğası gereği birçok alanın birlikte çözüm geliştirmesi gereken bir kavramdır. Sürdürülebilir mimarlığın iç mekan hava kalitesi, pasif enerji kazanımı, eko yapım teknikleri, geri dönüşebilir malzeme seçimi, atık yönetimi gibi alt başlıkları çok farklı uzmanlık alanlarıdır. Bu konularda kendilerini geliştiren meslek adamlarının yetiştirilmesi yanında farklı disiplin uzmanlarının bir araya gelerek ülkemizin fiziksel ve ekonomik koşullarına uygun ve sürdürülebilir mimarlık konusunda rehber teşkil edecek standartlar oluşturması, yapı sektörü çalışanları ve yatırımcıların sürdürülebilir uygulamaların ekonomik ve ekolojik yönleri hakkında bilgilendirilmesi ve karar mekanizmalarının sürdürülebilir uygulamaları teşvik edici yasa ve yönetmelikler düzenlemesi büyük önem taşımaktadır.

 

Kaynakça

1-KARATAŞ B. 2004, Sürdürülebilir Mimarlık Kavramında Çok Katlı Ofis Binalarında Ekolojik Tasarım İlkelerinin İrdelenmesi, YTÜ FBE Yüksek Lisans Tezi, İstanbul

2-JONES D.L. 1998, Architecture and The Environment, Laurence King Publishing, Londra

3-COLE R. 1996, Guide de L’Architecte Pour La Conception d’İmmeubles de Bureaux en Fonction du Developement Durable, Travaux Publics et Services Gouvernementaux, Kanada

4- YELLAMRAJU V. 2004, Evaluation And Design Of Double-Skin Facades For Office Buildings İn Hot Climates, Teksas A&M Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, Teksas

5- TUĞLU KARSLI H.U. 2008,“Sürdürülebilir Mimarlık Çerçevesinde Ofis Yapılarının  Değerlendirilmesi ve Çevresel Performans Analizi İçin Bir Model Önerisi”, MSGSÜ FBE Sanatta Yeterlik Tezi, İstanbul

6- AZERBERGİ R. BRADBURN J. 2005, “Whole Building Approach To Water Conservation”, ISES 2005 Solar World Congress, Florida

7- ŞAHİN M., “Yapı Sektöründe Geri Dönüşümlü Malzemelerin Kullanımına İlişkin Olanaklar: Recyhouse”, Yapı Dergisi, Ağustos 2003, S.261,s/96-100

8- SEV A., ÖZGEN A. 2003, “Yüksek Binalarda Sürdürülebilirlik ve Doğal Havalandırma”, Yapı Dergisi, Eylül 2003, S.262, s/92-99

9- MORHAYİM L. 2003, “Ekolojik Mimari Tasarım Anlayışının İstanbul’daki Yüksek Ofis Yapıları Örneğinde Değerlendirilmesi, YTÜ FBE Yüksek Lisans Tezi, İstanbul

 

izinsiz alıntı yapılamaz

yesilbina.com
  • "
Yorumlar
Bu haberi yorumlayabilir ve facebookta paylaşabilirsiniz.
Tasarımcılar
Yeniliklerden haberdar olmak için;
Tedarikçiler
Ürünlerinizi tanıtmak için;
  • YEŞİL  UYGULAMALARI
  • Sürdürülebilir Arazi
  • Su Verimliliği
  • Malzemeler
  • İç Mekan Kalitesi
  • Enerji ve Atmosfer