| SUYU RANDIMANLI KULLANMA YÖNTEMLERİ
Selçuk Sönmez, P.E., LEED AP
SGM Engineering Orlando, USA Su tüm canlılar için hayatın en önemli doğal kaynaklarından biridir.İnsan kullanımı, ekosistem kullanımı, ekonomik kalkınma, enerji üretimi, ulusal güvenlik gibi suya gereksinme duyan birçok sektör vardır. 20. yüzyılda dünya nüfusu 19.yüzyıla oranla üç kat artmasına rağmen, kısıtlı olan su kaynaklarının kullanımı çarpıcı bir şekilde altı kat arttığı belirlenmiştir. Ülkemizde de durumun diğer ülkelerden farklı olmadığını DSİ Genel Müdürlüğü verileri, 2030 yılında su kaynaklarımızın %100 verimle kullanılacağını öngörmekle belirtmiştir. 2025-2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak olan Türkiye, kişi başına düşen 1100 m3 kullanılabilir su miktarıyla, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna gelecektir. Bu veriler göz önüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, Türkiye’nin çok ciddi bir su kriziyle mücadele etmesinin kaçınılmaz olduğu görülür. Bu tehlikeyi en aza indirmek için, su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmeli tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Dünya nüfusundaki artış ile kaynağı sınırlı olan suya talebi yanyana koyunca ortaya çıkan tablonun karamsarlığı, dünya tatlı su kaynaklarının kirlilik ve fazla kullanım nedeniyle tehlike altına girmesi ve kuraklığın birçok ülkede büyük sorun haline gelmesi, yeşil binalarda su kullanımına USGBC-LEED tarafından kriterler getirmek kaçınılmaz olmuştur. LEED NEDİR? Çevre dostu binaları amaçlayan LEED bu sektördeki liderliğini günümüzde sürekli kendini yenileyerek korumakta. Bu kriterlere ve genel diğer bilgilere hem bu siteden hem de sıkça güncelleştirilen www.usgbc.org adresinden kolayca ulaşılabilir. LEED özellikle yeşil binalarda kullanılan suyun azaltılması ve randımanlı kullanılması amacı ile gerek design gerekse uygulama aşamasında birtakım hususlar esas alarak kriterler oluşturmuştur. 1. Bahçelerde iklime ve toprağa uygun bitki türünün ekilmesi: LEED suyun randımanlı kullanılması amacı ile doğal ve yer altı kaynaklarından elde edilen içilebilir nitelikteki suyu bahçe ve bitkileri sulamak için kullanımını azaltılmasını veya tamamen bu suyun kullanılmamasını amaçlamaktadır. Ekilen bitkiler için gerekli olan suyun azaltılması bu bitkilerin iklim ve doğa şartları çerçevesinde suya olan ihtiyacı ile doğrudan orantılı olduğu açıktır. Bu nedenle iklim ve toprak şartları ele alınarak ekilen bitkilerin diğer bitkilere göre az su kullanma ihtiyacı, bu bitkilerin grup halinde ekilmesi ile yapılan bahçe design’i göz önüne alınmalıdır. 2. Bahçelerde yüksek verimli sulama sistemlerinin kullanılması Yağmurlama Sistemi: Toprak içine döşenmiş Polyvinly Chloride (PVC) veya donma tehlikesi olan bölgelerde Polyethylene borusu ile suyun bahçe parseline sprinkler ile dağıtılmasını sağlayan sistemlerdir. Su basıncını sağlamak için pompa, bitki türüne göre gübre tankı kullanmak mümkündür. Günümüzde bu sistemi üreten firmalar yüksek verimli sprinkler sayesinde su basıncını en yüksek seviyelere çıkartabilmektedir. Akilli kontrol sistemleri hava istasyonlarına bağlanarak, toprağın nem oranını ve havanın ısısını ölçerek bir takım hesaplamalar sonucu bitkilerin su ihtiyacını karşılayabilmektedir. Yapılan deney sonuçlarına göre 50% oranında daha az su kullanarak ve hiçbir bitkiyi öldürmeyerek basari sağlanmıştır. 3. Yüksek verimli tuvalet sifonları, lavabo ve duş muslukları kullanılarak atik suların azaltılması Eski model tuvalet rezervuarları her boşaltmada yaklaşık 11 litre su tüketirler. Günümüzde yeni modellerin her boşaltmada yaklaşık 3 ile 6 litre su tükenikleri düşünülürse tuvaletlerdeki su tüketimini %45 ile 70 arası oranda azaltılması mümkündür. Klasik duş başlıkları dakikada ortalama 15-22 litre su tüketirken düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları ile su tüketimini 7-10 litreye düşürmek mümkündür. Böylece 5 -6 dakikalık duş esnasında 90-120 litre sıcak su yerine 45-60 litre sıcak su ile aynı işlemi yapmak mümkündür. Dolayısıyla hem su verimli kullanılmış olur hem de ısıtmaya daha az enerji harcanır. Eski, bozuk, yıpranmış musluklar ise dakikada 8-10 litre su akıtırken düşük akımlı aeratörlü musluklar 4-6 litre su tüketir. Muslukta düşük akımlı aerotörlu başlık kullanmak suyu %25-35 daha verimli kullanmayı sağlar. Binalarda kullanılan atık suyun hesaplanması basit 3 formülden ibaretmiş gibi görünse de binaların kullanım ve çeşitliliğine göre karışık ve kompleks bir hal alabilir. Genel anlama ise şu formüller kullanılmaktadır: Atik Suyun Hacmi (litre) = Kullanım X Kullanma suresi (dakika veya boşaltma) x Kullanılan suyun Hacmi/Kullanım Günlük Atık Suyun Hacmi (litre) = Erkek sayısı x Erkek atık su kullanımı + Bayan sayısı X Bayan atık su kullanımı Yıllık Atık suyu hacmi = Günlük Atik suyun hacmi X Çalışma günü Amerika Birleşik devletlerinde 1992 yılında yürürlüğe giren Enerji sınırlamasına su kullanımına bazı sınırlamalar getirmiştir. Buna göre, tuvaletlerde kullanılması gereken rezervuarlar; Tuvaletler = Maksimum 6 litre/boşaltma Pisuarlar = Maksimum 3.8 litre/boşaltma Binada kullanılması planlanan atik suyun hacim hesaplaması için bina çalışanlarının sayısı belirlenmelidir. Bina çalışanları sayısına ilaveten ziyaretçi ve müşteri gibi diğer dış etkenlerde düşünülmeli ve hesaplar dahilinde bulundurulmalıdır. Yukarı da bahsi gecen Enerji sınırlamasına göre bu oranlar aşağıdaki tablo esas alınarak yapılmalıdır:
4. Yağmur sularının depolanarak kullanılması. Bazı bölgelerin senede yeterli yağmur almasına karsın, aylarca yağış almamasından dolayı geliştirilmiş bir teknik olarak karşımıza çıkan bir yöntemdir. Günümüzde değişik alanlarda kullanılabilen bu yöntem ana hatlarıyla iki şekilde karşımıza çıkmaktadır;
Aşağıdaki diyagram tipik bir yağmur suyu toplama sistemini göstermektedir: ![]()
Yukarıda bahsi gecen ve özetle değinmeye çalıştığım sistemlerin oluşturulması, ziraat ve sulama bilgisinin ötesinde çok çeşitli dallarda uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu unutmamak gerekir. Pek çok sistem; pompaj ünitesi, filtrasyon ünitesi, otomasyon ünitesi, dağıtım hatları ve sulama boruları ağı gibi elektrik mühendisliğinden, hidrolik uzmanlığına; plastik endüstrisinden, mekaniğe kadar çeşitli alanlarda uzman desteği gerektirmektedir. Dolayısıyla başarıya ulaşmak için her şeyden önce, binanın ve arazi yapısının durumu; su kaynağının yeri ve niteliği gibi bir çok konunun değerlendirileceği bir projelendirme süreci gerektirmektedir.
|
Yeşil bina; doğal yaşam, yaşam konforu ve enerji tasarrufu değerleri ile öne çıkıyor. Tasarımdan, yapım yöntemlerine ve inşaat malzemelerindeki seçicilik ile yeşil bina... |
||||||||||||||||||||||||