Krizin Reçetesi Yeşil Binalar2/9/2012
ÇEDBİK Başkanı Haluk Sur, Türkiye'deki yaklaşık 19 milyon konutluk stoğun tamamının yeşile dönüştürülmesi halinde 500 milyar ile 1 trilyon dolar arasında bir ekonominin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi öncesinde Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Başkanı Haluk Sur, yeşil binaların önemini vurgulamak ve konuyu Türkiye’nin gündemine taşımak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi.
“Hızla kirlenen ve tüketilen dünyamızda yarım derecelik bir ısınmada bunlar
oluyorsa, 1-2 derecelik ısınmanın sonucunda dünyanın sonu olacak” diyen Başkan Sur, “Dünyanın ısınmasına ilişkin yapılan araştırmalar, karbondioksit salımı ve enerji tüketiminin yüzde 40-50 gibi çok önemli bir kısmının binalardan kaynaklandığını gösteriyor. Bu durum dünyada gayrimenkul sektörü açısından yepyeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açacak. İnşaat teknolojilerinden, seçilen ürüne hatta bitmiş binalarda kullanılan mobilyalara kadar bina yaşam döngüsü analizi çerçevesinde çevre dostu olan, dönüştürülebilen malzemelerle yapıların üretilebilmesi fikrini ortaya çıkardı. Bu nedenle yeşil binalar kavramı tüm dünyada önem kazandı.” Sözleriyle yeşil binaların önemini vurguladı.
Değerlendirme kriterlerinden, konut finansman modelinden tutun da kullanılan teknolojiden seçilen malzemeye kadar her şeyin kökünden değişmeye yüz tuttuğu günümüzde, gayrimenkul sektörü olarak Türkiye’nin dış borcunu tek başına ödeyebilecek kapasiteye sahip olduklarını belirten Başkan Haluk Sur, bu durumu şu sözlerle açıkladı:
“Türkiye’de yalnızca konutta 19 milyona dayalı bir konut stokumuz var. Kentsel dönüşüm çerçevesinde 8-10 milyon konutun dönüştürülmesi söz konusu. Dünyada ise yeşil olan ve olmayanı değerlendirme metotları açısından farklılıklar ortaya çıkarak, yeşil yapıların daha kıymetli ve daha yüksek fiyata değer bulması durumu ortaya çıkacak. Türkiye gayrimenkul stoklarını yenilerken ne denli bu gelişmelere açık olarak geri dönüşümünü yenileyebilir ve başarılı olursa, o oranda gayrimenkul sektöründeki değer birikimi artacaktır. Biz gayrimenkulcüler olarak diyoruz ki gayrimenkul sektörü Türkiye’nin dış borcunu tek başına ödeyebilecek kapasiteye sahip. Sadece üzerine bina yapılmamış boş arazi satışlarını kastetmiyoruz; tam tersine Türkiye’nin taşının toprağının değiştirilerek yapıya dönüştürülmesinden ve satışından bahsediyoruz. Hal böyle olunca yeşil olan daha değerli olacağına göre bundan sonra stoku mümkün olduğunca yeşile dönüştürmek, mevcut yapıyı yeşile dönüştürmek bizim gayrimenkul stokumuza pozitif katkı sağlayacaktır.”
Yeşil Binaların diğer binalara oranla maliyetli olduğu yolundaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yeşil teknolojilerin büyük maliyetler getirmediğinin altını çizen Haluk Sur konuya ilişkin şunları söyledi;
“Türkiye’deki ilk yeşil konut sertifikasyonunu başlattık. Farklı kategorilerde yeşil bina sertifikaları var. Örneğin, Leed yeşil bina sertifikasında en alt kategorinin toplam bina maliyetine etkisi yüzde 2, en yüksek platin sertifikasının ise bina maliyetine yüzde 7-8 gibi bir etkisi söz konusu. Türkiye’de şu anda 22 tane yeşil bina var. Yaklaşık olarak da 70 müracaat var ama sayısı giderek artıyor ve yeşil binalara olan ilgi çığ gibi büyüyor.”